PROFESYONELLER KULÜBÜ…

Jan 2nd, 2014 | By admin | Category: Workshop Entellektüel Bakış

Mükemmellik bir yaşam tarzı ve varoluş biçimidir. Diğer insanlardan daha fazla risk aldığınızda, onlardan daha fazla inandığınızda, daha güçlü hayal ettiğinizde ve daha fazla beklentiye odaklandığınızda kendiliğinden oluşur.

Bu yüzden başarıdan daha önemlidir. Başarı yerine mükemmelliğe ulaşmak için çabaladığınızda başarı kendiliğinden gelir. Bunun için de mükemmellik bilindiğinin tam tersine büyük değil küçük şeylerle ilgilidir, onun için küçük şeyler önemlidir.

Faaliyetlerinizi değerlendirirken yöneticileriniz hiç mükemmel nitelemesini kullanıyor mu? Toplantıların sonucu veya ulaşılan aşamalar için mükemmel diyorlar mı? Mükemmellik standardı yalnızca büyük sonuçlarla ilgili değil, günlük yapılan çalışmaların nitelendirilmesi için de yapılsa ne olur? Mükemmellik olunca en iyi savunma, en iyi saldırı, en iyi yanıt, büyük şeyler, büyük felsefeler, yüksek hedefler, büyük düşler, yüksek standartlar, özveri, aksiyon, uyanıklık gündeme gelmez mi. Bir de en önemlisi mükemmellik huzurla uyumanızı sağlamaz mı?

Peki sizleri daha yetkin kılmak için her an çalışan İK departmanları ve yöneticileriniz yukarıdakileri ne kadar benimsiyor?

Cevabı vereyim: Önce şirkete toplam kalite yönetimi modelini oturtalım sonra çalışanlara da bakarız. Toplam Kalite Yönetimi, tüm paydaşların (Müşterilerin, Çalışanların, Hissedarların, Tedarikçilerin, Toplum) beklentilerinin dengeli bir şekilde karşılamak üzere kurumdaki bütün faaliyetlerin sürekli olarak iyileştirilmesidir. EFQM Mükemmellik Modeli sürekli mükemmelliği yakalamanın pek çok değişik yaklaşımı kullanarak da mümkün olabileceğini kabul eden ve reçete sunmayan bir çerçevedir. Sonuçlara yönlendirme, Müşteri odaklılık, Liderlik ve amacın tutarlılığı, Süreçler ve verilerle yönetim, Çalışanların geliştirilmesi ve katılım, Sürekli öğrenme, yenilikçilik ve iyileştirme, İşbirliklerinin geliştirilmesi ve Kurumsal sosyal sorumluluk. Daha detayını isterseniz EFMQ, RADAR ve bir sürü…. Ne kadar şanslısınız ki tüm bunları yapmaya çalışan ya da başarmış organizasyonların bir parçasısınız.

Richard Templar 10 yıl önce ilk kez yayınladığı ‘İşin Kuralları’ adlı kitabında 100 kuralla bize ipuçlarını veriyor. İşini sevmek ve çok çalışmak herşeyin başında geliyor ancak yeterli değil. İşini çok iyi yapan fakat yıllardır aynı pozisyonda kalan nice insan tanıyoruz. Neden onlar işlerini çok iyi yaptıkları için bir terfiyle ödüllendirilmiyorlar? Kuralların içinde yer verilen birçok sebepten biri olabilir kariyerlerinde ilerlemelerini önleyen. Birçok kişi ekstra görevler üstüne almayı yönetim tarafından fark edilmek, övülmek ve terfi etmek için gerekli görebilir. Ancak bu doğru değildir. Kişi her yeni işe ‘ben yaparım’ mantalitesiyle yaklaşırsa, işyükünü idare edemez hale gelir, asıl sorumluluklarını bile eskisi gibi yerine getiremez. Herhangi bir görevi gönüllü olarak üstünüze almadan önce iyi düşünün. Eğer size yarar sağlayacak stratejik bir görevse yapın, yoksa işinize odaklanın. Size doğrudan soru sorulmadığı sürece fikrinizi söylemeyin. Ancak sorulduğunda fikrinizi net bir şekilde, tam söylemek istediğinizi söylemek için seçilmiş kelimelerle ifade edin. ‘Bence,’ ‘benim kanaatim,’ ‘ben… böyle düşünüyorum’ gibi kişisel görüş belirtmekten kaçının. Düşünceniz probleme çözüm önerisi getirsin, kişisel algılanmasın.

Son 5 yıldır karşılaştığım, işi gücü olan, otuzlarındaki insanlarda ortak bir mutsuzluk söz konusu: Üniversiteden sonra harala gürele başladıkları ve en az on yıldır nefes almadan çalıştıkları gayet güzel kariyerleri var. Üstelik marka kurumlarda, iyi pozisyonlardalar. Ama gel gör ki, yaptıkları işi aslında pek sevmediklerini, kendilerine daha çok zaman ayırmak istediklerini fark ediyorlar. Cesareti olan iddialı işini bırakıp daha iddiasız ama kendi projesi olan bir başka işi hayata geçiriyor. Cesareti “henüz” olmayan ise daha ileriye erteliyor yapmak istediklerini. Ama sürekli mutsuzluğunu yansıtıyor. Yirmilerdeki o hızlı kariyer koşusu otuzlarda yavaşlıyor; etrafına bakmaya, “nereye koşuyorum ben” demeye başlıyorsun yani.

Büyük ATATÜRK için herkesin buluştuğu ortak kelimeyi biliyorsunuz değil mi? Mükemmel bir devlet adamı, olağanüstü bir asker, deha (ve pek çok mükemmel niteleme). Demek ki mükemmellik olmasaydı bugün biz de olmayacaktık! Siz de hemen kararınızı verin, tutumunuzu değiştirin. Yaptığınız işi sevin ve bundan sonra bilinçli olarak mükemmel olmayan hiçbir şey yapmayın! Yaptığınız iş her neyse severek mükemmel bir şekilde yapın. İşe de küçük şeylerden, küçük değişimlerden başlayın. Baktınız olmuyor işinizi değişitirin 

Celgene Ruhsatlandırma Direktörü Burcum UZUNOĞLU bakın bu konuda ne diyor:

Mükemmellik için Vizyonerlik Şart…
Vizyon, önce bireylerin daha sonra da bu bireylerin yarattığı ailelerin, kurumların, toplumların, milletlerin gelişimi ve yaşamsal kalitesi için olmazsa olmaz olan değerler bütünüdür. Bireyler, ancak kişisel vizyonlarını yaratarak performanslarını artırıp, hem kişisel hem de bir parçası oldukları kurumlar adına iyinin de ötesinde ideal sonuçları = mükemmeli yakalayabilmekteler.
Vizyon’un 3 temel öğesi; Hedef, Değerler, İmaj. Hedef, yolunuzu aydınlatır ve değerlerinizi ortaya çıkarır. Değerler, hedefe odaklanmayı sağlar. İmaj, zihinde yaratılan ve gelecekte arzulanan ideal durumun resmidir.
Vizyon yaratmak önemli bir liderlik görevidir. Özellikle günümüzde Vizyoner Liderlik anlayışının ön plana çıktığı söylenebilir. Vizyoner Liderler, harekete geçmek üzere ekiplerine ilham verebilen kişilerdir; kim oldukları, neyi temsil ettikleri ve istikrarlı biçimde aktardıkları mesajları ile ilham vericidirler. Vizyoner Liderlerin yapması gereken, vizyonu paylaşmak ve ekipte ortak bir vizyon duygusu yaratmaktır.
Vizyon belirlenirken geçmişten ders alınmalı ama geçmişte yaşanmamalıdır; gelecek için plan yapmalı ama gelecekte de yaşanmamalıdır. En mutlu ve en verimli olunacak zaman, yaşanılan bugündür. Başarı da başarısızlık da kalıcı değildir. Gelecek için elbette plan yapılmalı; ancak öncelikle bugüne ve ertesi güne hazır olmak için neler yapılması gerektiğine yoğunlaşılmalıdır.
“Ay’a yükselmeyi hedefle, ulaşamazsan bile yıldızların altına düşersin.” (Les Brown)

Leave Comment


シアリス バイアグラ ed 治療 勃起不全